• Chat Noir – Weather Forecasting Stone
    Yazar: Utku Rıfat

    Chat Noir – Weather Forecasting Stone

      Aydınlanma çağında harekete geçen müzik, sadece saraya ve saray halkına hizmet etmekten vazgeçip, halka ve ölümsüz eserlere, ayrıca bestelerde duyguların ve yaşanmışlığın daha ön plana çıkarılmasıyla, evrensel bir sanat haline geldikten sonra, her zaman ilerlemeyi sürdürdü. Şimdi milyarlarca dolarlık büyük bir sektör haline gelen müziğin temelinde, pagan kültürün etkisi çok büyük.  Yaptıkları müzikle, Tanrıya [...]

  • Chopper: Eric Bir Yana Film Bir Yana
    Yazar: Canberk Ulusan

    Chopper: Eric Bir Yana Film Bir Yana

    ”Beethoven’ın da eleştirmenleri vardı…” Mark Brandon Read, nam-ı diğer Chopper. Avustralya tarihinin en ilginç suçlularından biri. Hayatını ve işlediği suçları anlattığı kitabı ‘’best seller’’ olmuş bir kişilik. Hayatından bir kesitin anlatıldığı, biyografik iddialar taşımayan bir film ve başlıktan da anlayacağınız üzere Eric Bana isimli bir oyuncu. Bayanlar ve baylar, karşınızda: Chopper! 2000 yapımı Avustralya bağımsızlarından [...]

  • Bir Sinemaseverin Seyir Defteri (12-18 Şubat)
    Yazar: İskender Ünal

    Bir Sinemaseverin Seyir Defteri (12-18 Şubat)

    If İstanbul Film Festivali’nin başlaması, biletsiz.com olarak hazırladığımız Theo Angelopoulos dosyası derken seyir defteri biraz gecikti. Bu yoğunluk yüzünden Angelopoulos yazımız da gecikti. Bu hafta içinde yönetmenin ilk dönem filmlerini değerlendireceğim. Seyir defterinde if filmlerine yer vermeyeceğim. Önümüzdeki hafta if yüzünden seyir defteri olmayacak. If ile ilgili birkaç yazı gireceğim peyderpey. 12 Şubat Pazar  Pazar [...]

  • Asya’nın Omzu / İlyas’ın Bakışı
    Yazar: Ceren Cevahir Gündogan

    Asya’nın Omzu / İlyas’ın Bakışı

      İlyas, Asya’yı terk etmedi. Öyle oldu, öyle olması gerekti, şiir için. Bazen gitmesi gerekir biri’nin. Aşktan yanarken, daha çok aşık kalabilmesi için. Gider birisi. Ağlar birisi. Böyledir bu. Ama “sevgi, emektir”. Daimi bir emekleme halidir… Aşksa, ah o eşsiz duyguysa uçurur insanı. Dudağını uçuklatır. Kendiyle bir kere daha tanıştırır ve her seferinde ilk sefermiş [...]

  • Sigara
    Yazar: Meçhul Muhayyil

    Sigara

    Annenin ölmesi ağlatır, babanın ölmesi düşündürür. Ankara’nın bütün sokakları kediler arasında paylaşılmıştır. Sarışın olanlar Bahçelievler dolaylarında arz-ı endam ederler. Renkli gözlü olanlar Gaziosmanpaşa’da pinekler. Ankara kalesi, saf tekirlerin kalesidir. Kolay kolay giremez, kara kediler; onlar Etlik dolaylarında ikamet eder. Şişmanlıktan cinsi belli olmayanlar ODTÜ’ye yerleşebilen şanslı azınlıktandır. Yaş ortalaması en yüksek Ulus’tadır. Genç nüfus Esat [...]

  • Saltillo – Monocyte
    Yazar: Doğan Yılmaz

    Saltillo – Monocyte

    Saltillo,  Sunday Munich grubundan Menton J. Matthews’in solo projesidir.Menton, klasik müzik eğitimi almış multi-enstrumentalist bir müzisyendir.“Ganglion” albümünde sıkça yer verdiği çello, keman, gitar, piyano yanında müthiş bir elektronik kompozisyon sunması,trip hop ritimleri ve kasvetli ruh hali olan albümün modern müzik ile etkileşim içinde oluşu karanlığın yanında hayal kırıklıkları ve duygusallık teması, “A Necessary End”, “Giving In” [...]

  • 84. Oscar Ödül Töreni’ne Doğru
    Yazar: Burak Hazine

    84. Oscar Ödül Töreni’ne Doğru

    Bir sinema filminin alabileceği en yüksek onur olarak görülen Oscar ödülleri, 84’üncü kez önümüzdeki pazarı pazartesiye bağlayacan gece dağıtılacak. Aslında hepimizin bildiği gibi bu Oscar denen heykel, en yüksek onurdan çok 6000’e yakın Amerikalı sinema sektörü insanının seçimlerinden oluşuyor. Bırakın hak eden isim ve filmlerin onurlandırılmasını, pek çok kaliteli ve başarılı yapım aday adayı statüsüne [...]

  • Büyük Usta’nın Ardından: Sonsuzluk ve Bir Gün
    Yazar: Atıl Önder

    Büyük Usta’nın Ardından: Sonsuzluk ve Bir Gün

      Angelopoulos bir derdi olan her sinemacı gibi beyninde onu her seferinde başka başka istikametlere çıkaracak bir labirent inşa etmişti. Bu onun düşünsel dünyasını zenginleştiren ama aynı zamanda onu kendi düşünce sarmalından kurtulamayan birinin huzursuzluğu ile lanetleyen bir labirentti. Angelopoulos’un hem kendi hayatı hem de onun gibi bir otörden beklendiği üzere bu hayatın bir yansıması [...]