Kategori: Kaygan Zemin
Murat Kabak / 18/05/2012 21:32
Psikiyatri bilimi. İnsan ruhunu anlama yolunda ileri bir adım mı yoksa bir yanılsama mı? Psikiyatri bilimine hiç de aşina olmayan bünyeler için, sadeleştirilmiş bir dille Psikiyatri nedir, Karşıt-Psikiyatri nedir anlatalım. Karşılaştırmasını yapalım. Anti-Psikiyatri sözcüğü, ilk olarak 1967′de İngiliz psikiyatrist David Cooper tarafından kullanıldı. Cooper, karşıt psikiyatri hareketinin isim babası ve lideri olmuştu. Karşıt Psikiyatri kısa sürede politik solun desteğiyle giderek [...]
Gülbike Üte / 14/05/2012 13:22
Geçtiğimiz günlerde Ankara’da radyocuların kurduğu bir dernek “ artı ödül törenleri” diye bir şey düzenledi. Evet, ara bir tür olduğu için “şey” den daha uygun bir zarf, henüz bulunamadı. Bu şeyin sloganı da “negatifi pozitife çevirenler”di. Ve ben o akşam, o salondaki ağır kravat, para ve sümen kokusunu alınca bu ülkede negatifi pozitife kimlerin çevirdiğini şıp diye anladım. O zatlar; [...]
Pınar Çetin / 13/05/2012 09:00
UNESCO sponsorluğundaki bir başka yazıma daha hoşgeldiniz. Biletsiz’in Afrika ve bilinmeyen kabileler kültüründen sorumlu yazarı olduğum için, öncelikle size birazcık Burkina Faso’dan bahsetmeye karar verdim. Sonra da festival hakkında genel birkaç bilgi verip, son paragrafımda da küçük bir problematiğe dokunuş yaparak Allah’ın izniyle yazımı sonlandıracağım. Burkina Faso, Batı Afrika’da küçücük ve tamamı karalarla çevrili bir ülke. Kendi yerel dilinde ‘mutlu [...]
Atıl Önder / 12/05/2012 14:43
Filmler bazen hayatlarımıza nüfuz edip gerçekliğimizin bir parçası oluveriyorlar. Çoğu zaten bizim gerçeğimizden hareketle yaratıldığı için biz kendi hikayemizin farklı versiyonlarını izliyoruz aslında. Bizden çıkıp kurgulanıp tekrar bize dönen bu gerçekliği biraz daha ileri götürürsek, gerçeklik ile kurgunun birbirine karıştığı muğlak bir dünya yaratıp kendimizi bunun içine yerleştirebiliriz. Bu bir simülasyondur ama aynı zamanda bizim dünyamızdır da. EVE [...]
Cenk Katı / 11/05/2012 12:25
Fantastik kurgu serilerinde bir klişe vardır. Bu klişeyi çok güzel anlatan da bir bölüm vardır. David Eddings’in Belgarath üçlemesinde (aslında yanlış hatırlamıyorsam tüm seri yedi kitaptan oluşur) İpek namlı karakter seçilmiş kahramanımızın “neden ben” sorusunu yanıtlar; “Dünya böyledir” der İpek. “Yüzlerce yıl hiç bir şey olmadan döner durur, sonra da çok kısa sürelere tüm dünyanın gidişatını değiştirecek olaylar sıkışır. Bizler [...]
Tuna Emren / 11/05/2012 11:16
Bisikletimi apartmanın merdivenlerine dayayıp koşar adım eve ulaştım. Ayakkabılarımı alelacele çıkarttım ve son bir hamle ile kendimi mutfağa atıp buzdolabından kaptığım su şişesini kafama dikmeye hazırlanıyordum ki, bir şey oldu. Kimse izlemese de her zaman açık duran televizyonumuza doğru döndüğüm sırada gördüğüm manzarayla tüm dünyam değişti. Siyah-beyaz televizyon gitmiş, yerine ilk renkli televizyonumuz gelmişti! Sanırım o anda çevremdeki her şey [...]
Murat Kabak / 10/05/2012 02:27
Depresyon: Ruhun Felç Olma Durumu Bu yazıda dilim döndüğünce, klavyem izin verdiğince depresyonu ve bundan kurtuluş yolunu anlatmaya çalışacağım. Öyle alçakgönüllülük ettiğime bakmayın, anlatmaya çalışmak ne kelime, depresyonu incik cıncığına kadar anlatacağım. Fakat ruh bilimine çok da aşina olmayan bünyeler için sadeleştirilmiş bir dil kullanacağım elimden geldiğince. En iyisi girişi fazla uzatmayıp direkt olarak konuya girmek. Depresyon Nedir? [...]
Ceren Cevahir Gündogan / 07/05/2012 00:52
Mayıs yaşıyoruz. Taksim’de 1 Mayıs’ın coşkusu dostlarla,eski tanışlarla daha da güzeldi. Keje’yi iki aylık bebekleri Teresa, Afet ve Mavro ile evde bıraktık. Geçen senenin 1 Mayıs’ında Keje de bizimle birlikte meydandaydı. Köpekler ana olmasın… Bu sene annelikten sebep evde kaldı. 1 Mayıs 2011’de içinde bulunduğumuz anarşist kortejdeki bir grup, bira içtiği için bir arkadaşı tartaklayıp kortej dışına ‘attığı’ için onları [...]
Pınar Çetin / 06/05/2012 13:00
Feminizmi kısa bir şekilde özetlemem gerekirse, her alanda kadın-erkek eşitliğini savunmaktır derim. Ortada bir haksızlık, eşitsizlik ya da adaletsizlik varsa, bu duruma karşı koymak ve savaşmak boynumuzun borcudur pek tabi; fakat her ideoloji gibi, feminizmin de taraftarları tarafından içinin boşaltıldığını ve bazen de yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, ‘kadın üstündür’ tezini savunmak feminizmi problemli bir ideoloji haline getirir. [...]
Tuna Emren / 04/05/2012 09:18
“Tanrı zar atmaz” dedi Albert Einstein. Oldukça bilimsel bir konuyu popüler bir şekilde sunmayı denemiş olanlar böyle bir teşebbüsün getirdiği güçlükleri de, riskleri de bilirler. Özellikle de konu atomun görünmeyen ülkesi ve onun derin denizlerinde gizlenmiş olan ileri fizik kanunlarıysa. Üstüne bir de bilim adı altında koca bir bilinmezlik bulutunun içinden geçmek zorundayız. Newton’ın kanunları nasıl Aristo’nun ‘neden?’ sorusuna cevap [...]
Meçhul Muhayyil / 04/05/2012 00:55
Ecnebilerin bir sözü vardır, çok mühim hayatlarına zaman kaybetmeden devam edebilmek için: “To make long story, short” derler ve anlatacaklarını birkaç cümleyle özetleyip, o çok mühim hayatlarına geri dönerler. Ben şahsen hiç anlayamadım, hayatlarını bu kadar mühim kılanın ne olduğunu. Sonuçta bi boka benzemese de, empati kurabilecek kadar hayat bende de var. Bu kadar insan bir değer bulmuşsa, aklıma gelmiyor [...]
Tuna Emren / 27/04/2012 09:52
Bazen sokağa çıkıp çılgınca koşarak, “Newton, bize ne yaptın!” diye avaz avaz bağırmak istiyorum. Tabii ki onu hafife alıp, günümüz fiziğini şekillendiren çok büyük bir bilim adamı olduğunu unutuyor değilim. Tek sorun zamanının ötesinde bir deha olamaması. Henüz evreni anlayabilecek durumda olmadığımız bir bilinç yapısına veya belki de teknolojik eksikliğimizden dolayı oldukça dar bir görüşe sahip olduğumuz zamanda, onun ileriyi [...]
Pınar Çetin / 22/04/2012 09:00
Bundan bir-iki ay önce eşcinsel kelimesi içeren bir tweet atmıştım. Geçenlerde bu tweet’ime beni takip etmeyen ve tanımadığım birinden bir mention geldi. Bir Youtube linki yollamıştı. Linke tıkladım ve şu başlığı gördüm : Eşcinselliğin Tedavisi Mümkün. Video’yu izlemeden sayfayı kapattım. Mention’ı gönderenin profiline girdim ve kendisinin İstanbul Üniversitesi’nden mezun bir psikolog olduğunu öğrendim. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Sonra tweet’lerine girip [...]
Pınar Çetin / 15/04/2012 10:40
Üç yaşında küçük bir kız çocuğuyken bir sabah anneniz sizi apar topar uyandırıp evden çok uzakta kimsenin olmadığı bir araziye götürüyor. Nemrut suratlı yaşlıca bir kadınla buluşuluyor, kadın pis bohçasından paslı bir jilet ya da kırık cam parçası çıkarıyor. Anneniz bacaklarınızı ayırıyor ve sünnetçi kadın klitorisinizi kesip, sadece çişinizi yapabileceğiniz şekilde bir açıklık bırakarak vajinanızı boydan boya hasır bir iple dikiyor. [...]
Tuna Emren / 06/04/2012 16:44
Sanatın konusu hayat felsefesi ise, zanaatın konusu da madde felsefesidir. Bu durumu bir metafor olarak; yani varlığın madde olarak kabul edilmesi şeklindeki yaygın görüşün ötesinde, saat ustalarının eserleri gibi bir takım mekanik harikaları tanımlamak için de kullanabiliriz. En azından ben öyle sanıyorum. Özetle bu kez fenerimiz insanın mekanik bir kalıba sokulmasının yanı sıra, asıl hikaye olan mekaniğin insanlaşması üzerine kurulu [...]
Meçhul Muhayyil / 03/04/2012 19:19
Ben insanları yaftalarım. Ne bileyim: Dinci, Kemalist, Nurcu, Sosyalist, Marksist, Muhafazakar, Kapitalist.. hepsini defalarca kullanmışımdır. Bir kısmının neden öyle olmayı seçtiğini de anlamam. Çok saçma gelir. Misal dinci dinci ömür mü geçer? Kemalist olup da çirkinleşmenin ne gereği vardır? Muhafazakarlar devamlı bir şeyleri muhafaza etmekten bıkmaz usanmaz mı? Marksistlere lafım yok, benden yana torpilliler. Değişik yani. Aslında pek umurumda da [...]
Pınar Çetin / 01/04/2012 09:00
Kendimi bildim bileli şişmanım ve hayatımın hiçbir döneminde ‘‘normal’’ kabul edilen kiloda ol(a)madım. Herkes ilk öpüşmeleri, ilk flörtleri yaşarken ben evde bacaklarımın iç kısmına pişik kremi sürmekle meşguldüm. Ergenlik hormonlarının patladığı dönemlerde kızlar serpildi, ben de enine genişlemeye devam ettim. Asla bedenimi bulamadığım için hiçbir zaman televizyonda, okulda, afişlerde gördüğüm güzel kızlar gibi giyinemedim. Büyük beden mağazalarında da haftasonu Kıbrıs’a [...]
Tuna Emren / 31/03/2012 10:15
En sevdiğim yazar olan Tom Robbins’in şöyle bir kelamı vardır; “Ruhun nereye yolculuk yapacağı söz konusu olunca, besbelli zaman da, mekan da pek sınır tanımıyor. Sadece çekingenliklerimizin görevlendirdiği gümrük memurları olarak, onun tekrar normal bilinç dünyasına dönerken yanında neler getirdiğini kontrol ediyorlar.” Ben de bu hafta ne yazsam diye kara kara düşündüğüm bir günün sonunda rüyamda Nikola Tesla’yı gördüm. Normal [...]
Tuna Emren / 23/03/2012 12:25
Adı ister Ekinoks olsun ister Newroz, insanoğlunun onu hangi mitlerle yorumladığına, politik ya da ruhani anlamda nasıl mekanik bir sisteme uyarlamaya çalıştığına aldırmadan, doğa uzun süren uykusundan gerine gerine uyanır. Pagan geleneğine göre ana tanrıça aylar süren yastan çıkıp evine dönmüştür. Pers şamanları ise hükümdarlığı süresince baharın gelmesini yasaklayan kötü kral Zahak’ın öldürülmesiyle bayram ilan eder, ateşler yakar ve dünyanın [...]
Tuna Emren / 16/03/2012 13:05
Sigara denen ateşli Yunan Tanrısı ile ilişkimi kestiğimden beri zihnimde başlayan örgütlü isyan nedeniyle yazmakta biraz zorlanıyorum. Bu isyan vandalizm sınırlarına ulaşıp, irademin kepenklerine koca taşlar fırlatmaya başladığından, onu susturup yazıya devam edebilmek için türlü yollar denemekten hiç çekinmiyorum. Mesela az önce ince hamurlu pizza ile buz gibi birayı indirdiğim midem bu ateşin orta yerinde kalmış tarafsız bir gazeteci gibi [...]