Merhaba, ben her gün evinin içindeki otobüs durağında bir yerlere gitmeyi bekleyen adam. Adım Cemilcan. Bekliyor olmaktan ziyadesiyle memnunum. Buz gibi havalarda bile gitme arzusunun cesaretiyle ısınırım. Bazen bana bu otobüs şurdan geçer mi diye sorar yaşlı teyzeler. Cevap vermeden kafamı çeviririm. Benden önce gitmelerinden korkarım.
Politikadan anlarım; ama konuşamam. Ya da tam tersi, karar veremedim tam olarak. Çok kemalistim, hatta Atatürkçüyüm bile denebilir. Bence çok modern bir toplum olmalıyız. Şapka takmalı, latin alfabesini kullanmalı ve mutlaka bir yerlerden kelime-i şahadetler bulup getirmeliyiz birbirimize. Ancak bu şekilde ilerleyebileceğimize inanıyorum. İfade özgürlüğüne tapıyorum. Kendimi ifade etmeye adeta bayılıyorum. Bunun yanı sıra anayasamızın final satırlarına bir gün “bu anayasa değiştirilemez” ifadesinin ekleneceği günün de hayalini kuruyorum. Peki ya ülkemizin bölünmez bir tütün olduğuna inanan bir hümanist olduğumu söylemiş miydim? Bence insan hakları insandan bile önemli. Dedim ya, bana kemalist, atatürkçü, solcu, libero ya da sosyalist diyebilirsiniz. Sosyalistliğimi internetten edindim. Fazlasıyla sosyal bir insanım. Bu nedenle sosyalizme inanırım.
Üşenmedim, tek tek saydım 640 tane arkadaşım var benim. Bir kısmını tanımasam da onlara dostum diye hitap etmekten hiç çekinmiyorum. Bence teknoloji çağı harika. Dünyaya teknolojik çağda gelmiş olmaktan derin bir haz alıyorum. “Yüz sene önce ne yapıyordu bu insanlar” sohbeti, favori eğlencelerim arasındadır. Bence zaten teknoloji daha ileri gitmez. Facebook’tan iyisinin karşımıza çıkacağına inanmıyorum. Arada girip Youtube’dan çok komik videolar izliyorum ve 640 arkadaşımla paylaşıyorum. Bir kısmı çok beğeniyor, beğenmekle de kalmayıp “layk”lıyor. Sanırım hayattaki en büyük başarılarım videolarda ulaştığım çift haneli layk sayıları. İşte kendimi o an yenilmez hissediyorum. Bütün dünyaya meydan okuyasım geliyor.
İflah olmaz bir Galatasaray’lıyım. Ancak genel olarak sporda kardeşliğe inanırım. Yeter ki, anama bacıma sövmesinler. Sövmedikleri sürece Fenerbahçe’lisi de, Beşiktaş’lısı da dünya ahiret bacımdır. Şaka şaka kardeşimdir. Arada olur böyle şakalarım. Konu futbol olunca tabi. Neyse… Dediğim gibi, yeter ki sporda küfür olmasın. Küfür olursa değişirim, ben de onların analarına bacılarına söverim. Ağıza alınmayacak küfürleri ağızıma alırım. Küfürün ağızdan çıktığı anı çok severim. Bunun dışında futbolculara, hakemlere içi dolu su şişesi ve antika telefon atmayı çok severim. Bir sefer bir Anadolu takımı topçusunu çenesinden vurdum. Neyse ki Anadolu topçusuydu. İşte böyle de anılarla doluyum.
Din konusundaki öncelikli görüşüm: Dinime küfreden müslüman olsa… Müthiş laf! Çok derin bir söz olduğuna inanıyorum ve bu sözü anlayabilen bir insanın tüm kötülüklerden arınacağını düşünüyorum. İslam’ın 7 şartını ezbere bilirim. Mutlaka bir kısmını yerine getirmişimdir. Tamamlamak için sabırsızlanıyorum. Cennetteki huriler fikri çok hoşuma gidiyor. Hayatın bir amacının olması ne güzel. Bu nedenle genelde günah işlememeye çalışıyorum. Geçenlerde kafası kopuk bir dilenciye para bile verdim, sevindi gariban. Kim bilir kaç sevap yazıldı sevap haneme. Bir gün ölüp cennete gittiğimde dünyada yaşadıklarımla gülüp eğleneceğim.
Ve tabi ki edebiyat… En büyük tutkum. Okuduğum kitapların ışığında yazar, çizerim. En sevdiğim yazarlar Jose Saramago, üstad Yılmaz Özdil ve Ayşe Kulin. Elif Şafak’ın edebiyat camiasındaki çıkışını da yakından takip ediyorum. Yeri gelmişken Orhan Pamuk’un Ermeni soykırımı hakkında yaptığı açıklamaları kınıyorum. Varsa kanıt göstersin, neyin soykırımı, bana mı soykırım! Ne duydum ne de gördüm. Zaten öyle yazarlara kalsa milletin soyunu belleyip durmuşuz kardeşim… Ne saçma! Bence aldığı o nobeli hemen geri vermeli ve Türk halkından okkalı bir özür dilemeli.
Merhaba, ben her gün evinin içindeki otobüs durağında bir yerlere gitmeyi bekleyen adam. Adım Cemilcan. Bekliyor olmaktan ziyadesiyle memnunum. Buz gibi havalarda bile gitme arzusunun cesaretiyle ısınırım. Bazen bana bu otobüs şurdan geçer mi diye sorar yaşlı teyzeler. Cevap vermeden kafamı çeviririm. Benden önce gitmelerinden korkarım.
İnşallah ve umarım, bir gün gideceğim.




















Çok beğendim Kaan, tarzın da Yiğit Özgür’ün yazılarındaki tarzına çok benziyor:)
Teşekkürler Arda, ben de yazının tekrar üzerinden geçerken anladım, hatta biraz öykünme gibi olmuş, ama sağlık olsun
Güzel bir yazı zevkle okudum. teşekkürler.
enfes bir yazi, büyük keyifle okudum. ironinize saglik
Teşekkür ederim:)