Manşet, Müzik — 13/02/2012 08:00

Errors – Have Some Faith In Magic

Yazar:

Bu hafta hem bir konser haberi vereyim dedim hem de geç keşfettiğim Errors grubunun adım adım yükselişine sahne olan “Have Some Faith In Magic” albümüne bakalım.

2004 yılında İskoçya’da kurulan Errors, kendi sınırları içinde gerçekleştirdikleri performanslarla büyük başarı kazanıp Mogwai’ın dikkatini çekmiş ve Mogwai’ın plak şirketi “Rock Action Records”‘bünyesine girmişler.

“How Clean is Your Acid House?” EP’si 2006 yılında yayımlanan grubun yaptığı iyi bir başlangıc olarak gösterilsede, Yıl 2008′e geldiğinde gruba James Hamilton’ın da dahil olmasından sonra ilk studyo albümleri “Its Not Something But It Is Like Whatever” ile daha eklektik işler yapmış olmaları, doyum açısından da iyi bir ilerleyiş olmuş ve albümden sonra  bir parçada olsa müzik yapısını benzettiğim 65daysofstatic ve Mogwai’la turnelere çıkmışlardır.”Come Down With Me” albümleriyle her şeyi ele alıp bir zafer yürüyüşü misali  Eurosonic ve SXSW gibi büyük festivallere katılarak adından söz ettirmesini bildirdi.

30 Ocak’ta yayımlanan 3.albümleri “Have Some Faith In Magic”‘den sonra hız kesmeden turneye çıkan grubun rotasında Türkiye’de bulunuyor.

 

Errors, önceki iki albümüne göre daha uzun soluklu, kalıcı şeyler düşünmüş olmalı.Kulağa kazınan gitar pasajları, efekt yüklü temalar, parçaların kompozisyonları  belirlemiş her şeyi.Albümün yarısına kadar daha elektronik, yarısından sonra biraz daha uğultulu, ürkütücü ve ilahi vokaller ile daha hissiyatlı şarkılardan oluşuyor.”With Me Come Down” ile aralarındaki fark dans müziği ve sert sound arasındaki tutumları ve en önemlisi vokal girişleri olması, albüm atmosferi içine müthiş bir incelikle yerleştirilişidir.

Keskin gitar riffleri ve vintage synth ile “Tusk” parçasına giriş yapıyoruz.Albümde favorilerim arasında İlk single “Magna Encarta”, elektronik açıdan albümün öncülerinden bir tanesi.Post Rock’da sevdiğim formüldür ağır bir introyla giriş yapılması ve ardından koro biçiminde parçanın esneyerek enstrumanlarla süslenmesi, ama genel olarak albümde çok ağır şeylerle karşılaşmıyoruz post-elektro yanı fazla olmasından dolayı hafif tonlar da mevcut.Etkileyici korolara “Earthscore” ve “Blank Media”da devam edilmiş sadece bunlar biraz ilahi bir hava katmış diyebilirim.Özellikle melodisi ve atmosferin genişliği “Earthscore” parçasında bariz bir şekilde ortada.Spektral vokallerin yanında vocoder efekti de vokallere renk katmış.”Pleasure Palaces”a dans müziği, pırıltılı bir introya mevcut, genel anlamda retro oyun müzikleri kategorisinde “Bridge or Cloud” tarzına yakın olmuş.Dramatik synth, yüksek bmp ile hit-hat uyumu geleneksel post rock parçası “Holus-Bolus” ile güzel bir kapanış yapılmış.

Yeniliklere açık olan gruplar her zaman ilgimi çekmiştir.Kendini tekrar etmemesi, değişimle beraber kendi yolundan gidip başarıya ulaşması electro büyücüler için takdire şayan.

Sizin de hiç fena fikirleriniz yoktur aslında:

— iyidir *

— iyidir *