Twitter

İstanbul’dan Red Kit Geçti

Yazar: Deniz ÇiçekdağTarih: 25 Haziran
lucky-luke_1024x768

Ben Red Kit’in çok mısırını yedim. Bakın açıklayayım: İlk paramı onun sayesinde kazandım. 7-8 yaşındayken yazları geçirdiğimiz Yalova’daki sitemizin girişinde pazarın kurulduğu çakıl taşlı yolda ilk arkadaşım Kaan’la birlikte, yere yaydığımız plastik örtünün üzerinde Milliyet’ten biriktirdiğimiz Red Kit çizgi romanlarını satarak günün hasılatıyla iki mısır alabilmenin keyfi aynı canlılıkta zihnimde bu gün.

Serginin son gününde aklımda bunlarla yetiştim Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ın Beyoğlu’ndaki mabedinde kahramanımı görmeye. Sergi organizasyonunu Organisation de l’exposition’un küratörlüğünü ise Didier Pasamonik’in üstlendiği ve bir ay boyunca ziyaretçileri kabul eden sergiyi hem benim kadar isteyip de göremeyenler olduğunu düşünerek harika çizgileri buraya taşımak hem de Red Kit hakkında bu zamana kadar hiç bilmediğimi fark ettiğim ayrıntıları paylaşmak için sergiden alıntılarla Didier Pasamonik’in metinleri ve Füsun Önen Pinard’ın çevirisiyle Saloon’da Yalnız Kovboy’u birlikte ziyaret edelim…

Yaratıcıların Buluşması: Morris ile Goscinny 

“Red Kit’in yaratıcıları kovboyların dünyasını çok iyi biliyordu. İkisi de ABD’de yaşamıştı; Goscinny 1945’ten 1951’e, Morris ise 1948’den 1954 yılına kadar. Tanışmaları ise 1950 yılında gerçekleşti.”

1947: Düldül Sahneye Çıkar

“Düldül, bizim bildiğimiz atlara benzemez. Özgün adı (Jolly Jumper) “neşeli” ve “zıplayan” anlamlarına gelen iki İngilizce kelimeden oluşmuştur ama aslında bu adın, Red Kit’in adıyla gizli bir bağlantısı vardır; kovboyumuz (orijinal adıyla Lucky Luke/Şanslı Luke), adından da anlaşılacağı gibi “şanslı” bir çocuktur çünkü elinde “Jolly Joker” (joker) vardır. Dolayısıyla Red Kit’in son şansıdır…”

Daltonlar

“Bilindiği gibi Daltonlar, Kanunsuzlar’da öldürülen asıl Dalton kardeşlerin kuzenleridir. Ancak acaba adlarının doğru sırası neydi? Anlaşılan yazarlar bile zaman zaman kalemleri birbirine dolaştırıp kendi yarattıkları kardeşlerin adlarını karıştırabiliyorlardı. Özellikle de ortadaki ikisinin.

Çevrenizdekilere şu testi yapın: ‘Daltonların adları nedir?’ sorusunu soracağınız kişilerin hemen hemen yüzde yüzü kuzenlerin ikisinin adını zorlanmadan ve doğru sırayla söyleyecektir: en ufak tefeği Joe, en uzun boylusu Avarel. Joe sinir küpü, Avarel de kazkafalı. Fakat sonrası şansa bağlıdır. Bazıları diğer iki adı, Jack ile William’ı hatırlasa da, sıralamanın nasıl olacağı kısmında insanların kafası karışıyor. Ama üzülmeyin, yazarlar da karıştırıyor. Ayrıntılara birlikte bakalım…

Akılda tutulması açısından ilk zorluk, ilk çetenin yarattığı büyük karışıklıktan kaynaklanıyordu. Efsanevi kardeşlerin taşıdığı sıradan isimler akılda kalıcı değildi: Frank, Robert (kısa boylu Bob), Emmett, Bill ve Grattan (kısaca Gratt). Listeyi dikkatle okuduysanız doğru saydınız; Daltonlar aslında beş kişiydi! Ancak Morris, Frank’ı daha baştan safdışı bıraktı. Bu çok doğaldı, çünkü Frank şerifti ve hayatında hiçbir bankayı soymuşluğu yoktu! Hatta görev sırasında, yani şerefiyle öldürüldü…”

Daltonların Sıralamasını Bilen Parmak Kaldırsın

“Sırasıyla Bob, Grat, Bill ve Emmett, daha maceralarının başında Red Kit tarafından öldürüldü. O zamanlar kahramanlar öldürülebiliyordu. Sonra bu tür şeyler yasaklandı ama bizim için hava hoş!

Fakat bu kardeş grubunda en kısa boylu olan Bob adlı kardeş, bize şöyle sunulmuştu: Kardeşlerin en genci. Yani yerlerine geçecek kuzenlerinin en kısa boylusu ve yaşça en büyüğü olan Joe’nun tam tersi!

Red Kit Joss Jamon’a Karşı’da, Goscinny bize ilk defa olarak kuzenleri göstermişti. Ancak adları geçmedi.

Buna karşılık Daltonların Yeğeni’nde, Red Kit’e doğru düzgün takdim edildiler. Kovboya eğlence çıkmıştı çünkü Joe, William, Jack ve Avarel, önceki Daltonlar kadar korkunç olmaktan bir hayli uzaktı.

Goscinny tarafından derhal hayran olunası biçimde şekillendirildiler; boyları uzadıkça aptallıkları da artıyordu…”

Yazarlar da Daltonları Karıştırıyor

“Haydutlar, Daltonlar Firarda’nın 2. Sayfasında doğru takdim edildiyse de 26. sayfada William ile Jack’in yeri değişmişti. Bu hatalı sıralama, Daltonlar Kanada’da ile Daltonların Kaçışı’nda da devam etti.

Daltonların Namus Sözü’nde, kitabın başında doğru sıralanmışken hemen arkasından yine hatalı sıralama gelmişti, kitabın sonunda ters sıralanmış durumdaydılar! Daltonlar Meksika’da albümünde doğru olan sıralama Daltonkent’te sapıtmştır. Bu yazarlar iflah olmaz!

Böyle bir curcuna karşısında insanlar yollarını nasıl bulsun? Bir test daha yapalım; gözlerinizi kapatarak Daltonları sırayla sayın bakalım… Başarabildiniz mi?”

Rintintin

“Rintintin ilk olarak 4 Şubat 1960’ta Daltonların İzinde’nin ilk sayfasında ortaya çıkmış, başarıyı da hemen yakalamıştı. Morris şöyle anlatır: “İyi haberi diziye katılışına mı borçluyduk (bu mümkün), hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz ama Red Kit gerçekten çok iyi gitmeye başlamıştı.“

Billy The Kid

“Billy The Kid efsanesinin yazılması hem çok kısa hem de hızlı bir şekilde olmuş ve dört yılı ancak bulmuştu: 1877 ile öldüğü yıl olan 1881 arasında. Ardında, Morris ile Goscinny’i ilgilendiren türden bir isimle ölümsüz bir efsane bıraktı.

Goscinny’nin albümünde yazılanın aksine Billy the Kid’in gerçek adı William H. Bonney değil, Henry McCarthy idi…”

 Calamity Jane

Çelişkili olarak vahşi batının en ünlü kadını aynı zamanda en gizemli kadınlarındandır. Goscinny’nin, haklı olarak, kendisini 

albümde “epey yalancı” olarak tanımlattığı Calamity Jane’in hikayesinde neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırmak zordur.

Resmi belgelere göre Charlotte ile Robert Canary’den doğma Martha Jane Canary , Goscinny’nin albümde kahramana söylettiği gibi “1850’ye doğru” değil 1852’de Missouri, Princeton’da doğmuştur. Yine albümde iddia ettiği gibi reşit olmayı beklemeden Batı’ya gitmiş değildir; 1865’te babası tarafından annesi ve kardeşleriyle (Martha en büyük çocuktur) Montana, Virginia City’e götürülmüştür.

1896 yılında yayımlanan kısa otobiyografisi Life and Adventures of Calamity Jane’de kendi ifadesiyle oldukça zor geçen yolculuk sırasında yalnız okuma yazmayı değil; iz sürmeyi, silah kullanmayı, ata binmeyi ve Red Kit albümünde yazarların sık sık gösterdiği şekilde, erkekler gibi küfretmeyi de öğrenmişti…

Gölgesinden Hızlı Silah Çeken Kovboy

“Tabancası olmayan bir kovboy gülünç olurdu. Oysa Red Kit bu paradoksu yaşadı; dönemin etik anlayışı tarafından, “gençliği korumak” için silahlar yasaklandı. Bu durum da Red Kit’i yaratanlar için bir oyuna dönüştü: Kimseyi öldürmeden nasıl düello yapılırdı?

… Bu yüzden de tabanca kullanımı zamanla “resimsiz” hale geldi, hatta ortadan kalktı”


Goscinny Olmadan

“Morris için korkunç bir darbeydi. 1977 yılının Ekim ayında senarist arkadaşı 51 yaşında, hayatının baharında, arkasında dev bir boşluk bırakarak vefat etmişti. Ölümü, Fransa’da klasik çizgi romanın altın çağının sonuna denk gelen bir senaryo yazım krizinin başlangıcı oldu…”

Morris’ten Sonra  

“Achdé, 2003 yılından bu yana, Morris’in izinde Red Kit’in yeni maceralarını çiziyor. O zaman beri, iki yılda bir olmak üzere düzenli olarak yeni sayılar çıkıyor…

2010 yılından beri Achdé yeni yazarlarla birlikte çalışıyor: Daniel Pennac ve Tonino Benacquista Pinkerton’a Karşı’nın senaryosunu yazmışlardı, bir sonraki macera ise “Cavalier seul” olacak.”

 Lucky Luke Red Kit Olunca

“Lucky Luke’ün Türkiye’deki adı Red Kit’in kaynağına dair çeşitli görüşler söz konusu. Bazıları ad seçiminin Red Kit’in ilk yayımlandığı yer olan Dolmuş dergisinin bir çalışanına ait olduğunu düşünüyor, bazıları da o dönemde Red Kit’in de aralarında bulunduğu yabancı çizgi romanları siyah beyaz olarak kopyalayan Ferdi Sayışman’a. Adı bulan kim olursa olsun, insana ilk anda tuhaf gelen “Red Kit”in o dönemde Türkiye’de yayımlanmış çizgi romanlar Red Ryder (1938/Fred Harman’ın Morris’e Red Kit’i yaratma ilhamını vermiş olan ünlü çizgi romanı) ile Pecos Bill’in (1949/Guido Martina’nın yazdığı, Pier Luigi de Vita’nın çizdiği İtalyan çizgi roman) Türk versiyonu Pekos Kit’in adlarının karışımı olduğu konusunda herkes hemfikir görünüyor…

Bu arada Jolly Jumper’da Düldül’e dönüşmüştü. Bu çeviri, adın “iskambil destesindeki joker (Jolly Joker) anlamını kaybetmesine neden olsa da Düldül’ün de Türkiye’de başka anlamları var: Hz. Ali’nin aynı adlı atıyla aştığı Güneydoğu’da bir dağın adı. Ayrıca “at” ve “eski veya modası geçmiş otomobil” anlamlarına da geliyor…”

Son olarak benim gibi kahramanı özleyenler maceralarını Beyoğlu’nda YKY Kitabevi’nde bulabilirler; ben serinin ilki “Daltonlar Evleniyor” a başladım bile!

* Küratör tarafından hazırlanan sergiye ait orijinal içerikler referans alınmıştır.


Yazar Hakkında ⇩

Hayatını, okuduğum zamanlar ve diğer diye ikiye ayırıyor. Her ay kitap masrafı aile bütçesini sarsacak hale geldiği zaman, 'kitabına' iddialara giriyor ve şans bu hep kazanıyor! Bir dondurma bir de kitap her derde deva oluyor... [Yazarın Tüm Yazıları]

Leave a Reply

— required *

— required *

Deneyimli ya da amatör sinemacıları alanında uzman isimlerle buluşturan Akademİda’nın 2013 atölyeleri için başvurular başladı.   Temmuz ve Ağustos aylarında [...]

Posted 503 gün önce

Günlerden bir mayıs günüydü. 31 Mayıs günüydü. Ufacık bir kıvılcım, dünya çapında koskoca bir yangın başlatmıştı… Pek uzak olmayan bir [...]

Posted 510 gün önce

Mind The AD İstanbul tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3.Uluslararası Engelsiz Film Festivali 20-25 Mayıs 2013 tarihleri arasında gerçekleşiyor.   [...]

posted 523 gün önce
KARI-KIZ-MARKSİZM - Meçhul Muhayyil Reyhanlı ve ‘Aşkın Coğrafyası’

Reyhanlı’da üç bomba patladı. Haberlere son kez baktığımda, kırk iki ölü vardı. Kırk iki insan. Kim bilir neydi onları o [...]

TÜRKİYE SİNEMASI - Gökhan Kalan Halam Geldi

Verilen isimler masumlaştırıyor bazen gerçekleri. İşin vahametinin yanında öylesine masum kalıyor ki tanımlar.. Çocuk gelinlerden bahsediyorum. Ne kadar sevimli değil [...]

KIRMIZI VE SİYAH - Ceren Cevahir Gündogan Umay Umay: İki Damla Suyla Camda Karşılaşmak…

Umay Umay, 34 U 442/Veda Busesi, Orospu Kırmızı, Rüya Duvarları, Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli, Sokaklar Uyudu Artık Öpüşebiliriz’den sonra geçtiğimiz ay yayımlanan [...]