Etiket: "hrant dink"

/ 01/04/2012 14:56

İç – Dış Dengesi

Bu haftadan itibaren belli periyotlarla “McMedya Ahvali” köşesinde medyada yer bulan, önemli bulduğum haber başlıkları üzerine yazılar kaleme alacağım. “McMedya Ahvali” tabirinin hikayesi bundan 2-3 yıl önce okuduğum Gündüz Vassaf’ın 21.03.2004 tarihli köşe yazısına dayanır. Monopolleşen medya düzeni üzerine yalın ancak bir o kadar da çarpıcı tespitler yapan Vassaf’ın bu yazısı “McMedya” köşesinin halet-i ruhiyesini  yansıtır. O açıdan, kendi yazıma [...]

/ 30/01/2012 12:49

Hrant’ı Öldüren Zihniyet

İki hafta kadar önce Hrant Dink’in katillerinin yargılanması davasından çıkan sonuç Türkiye’nin bir bölümünde derin bir yaralanmaya sebep oldu. 18 Ocak akşamı Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programına davanın avukatı Fethiye Çetin, Aydın Engin, Garo Paylan ve Hayko Bağdat katıldı. -Programı izleyemeyenler buradan ulaşabilir- Programın bir bölümünde Hayko Bağdat, Hrant Dink’in gerçek katillerinin yalnızca ceza alan bu birkaç şahıs değil, [...]

/ 23/01/2012 03:35

Çocuk Parkları

Mart ayının sonuydu. Dört tarafı deniz, bu kara parçasına sığınmıştık. Vapur iskeleye yaklaşırken ”Sevgili Ada, bizi barındırabilecek misin?” diye mırıldanmıştım. Sevgilimle el ele tutuşup, golden kızımız  Keje ile iskeleye çıktık. Az ileride, ”Hrant Dink Çocuk Parkı” tabelasını gördük, nemli gözlerle emlakçının yolunu tuttuk… Yaşamın dört nala hızında, biz de yer yer aksayan yer yer hızlanan ritmle Ocak 2012′yi ortaladık. 19 [...]

/ 16/01/2012 16:34

Umut Adlı Bebek

Yarın mahkeme sonlandırılacak belki. Devlet eliyle gelenin devlet eliyle gideceği ‘’rutin’’ işlerden biri.  Kusursuz Dünya’nın adalet kefesine bir yerlerde çok kötü bir ağırlık yüklendi. Yarın, bir mahkeme ‘’karar’’la sonuçlanırsa ne yapacağız? Adı Hrant olan, yazık ki ölümü sebebiyle varlığından haberdar olduğum bir  insanı katlettikleri yerden yaşama nasıl devam edeceğiz? Katili olan sistemi hiçbir tıkanmışlık yokmuş gibi algılayıp  sistemle iç içe [...]

/ 01/12/2011 02:30

Geçmişimizle Yüzleşmek, Hrant Dink ve Elitizm

Geçen hafta Viyana doğumlu bir dostumla basın özgürlüğü, sanat eserine yönelen faşizm ve bu sorunların Avusturya ve Türkiye karşılaştırılmasında nasıl bir fark taşıdığı üzerine tartışıyoruz. Avusturya’da halihazırda varlığını sürdüren bir tutucu düşünce yapısından dem vuruyor ve 1988 yılında Burgtheater’de Thomas Bernhard’a karşı cerayen eden protestoları hatırlatıyor. Durumun bugün de pek farklı olmadığını savunuyor. ● 1988’de Avusturya hükümeti ülkenin ve Dünya’nın en [...]